Archive for Mart, 2010
8 Şubat 2012′ye kadar isteğe bağlıdan çıkın
Matematik mühendisiyim. İlk işe girişim 23.9.1994′te Emekli Sandığı’na bağlı Emlak Bankası. 20.11.1998′e kadar bu kurumda daha sonra 23.11.1998′den 30.8.1999 tarihine kadar SSK’ya bağlı bir kurumda görev yaptım.
Nisan 2002′den beri isteğe bağlı SSK’ya ödeme yapıyorum. Ekim 2008′den itibaren Bağ-Kur’a geçirildik. Hiç borcum olmamasına rağmen şu anda borçlu görünüyorum. Bu yüzden sağlık hizmeti alamıyorum. Bana ne tavsiye edersiniz? Beklesem bir düzelme olur mu? Ayrıca ne zaman emekli olurum, nasıl bir yol izlemeliyim? Ayşe Keşan, İstanbul
23.09.1994 sosyal güvenlik başlangıcı ve 25.01.1971 doğum tarihiniz ile SSK’dan 51 yaşında en az 5.750 gün sayısı ile emekli olabileceğiniz gibi en az 3.600 gün sayısı ile 58 yaşında emekli olma tercihini de kullanabilirsiniz. Ancak hangisini kullanırsanız kullanın son yedi yıllık (2.520 günlük) prim ödemelerinizde (boş geçen süreler dikkate alınmaz) en çok SSK’ya prim ödemiş olmanız gerekir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (SS ve GSS), 1 Ekim 2008′de yürürlüğe girdi. Aynı gün isteğe bağlı SSK sona erdirildi ve bana göre hukuki olmamakla birlikte o güne kadar isteğe bağlı SSK’ya prim ödeyenlerin hepsi, haberdar edilmeden isteğe bağlı Bağ-Kur’a geçirildi. Siz yukarıdaki tercihlere göre SSK’dan emekli olmayı diliyorsanız iki seçeneğiniz var: İlki 1 Ekim 2008′den sonra isteğe bağlı Bağ-Kur’da 3,5 yılı tamamlamadan en geç 28 Şubat 2012 günü isteğe bağlıyı bitirmek. Şayet bunu beceremezseniz de bu kere 3,5 yılı tamamlamış isteğe bağlı Bağ-Kur’dan sonra SSK’lı işe girip en az 3,5 yıl sigortalı olarak çalışmak. Ben bunlardan birincisini tavsiye ederim. Yani en geç 28 Şubat 2012′de isteğe bağlı Bağ-Kur’u terk edin. Şayet terk etmezseniz Bağ-Kur’dan 54 yaşında en az 7.200 gün ile emekli olacağınız gibi SSK’ya göre daha düşük bir emekli aylığınız olur.
BAĞ-KUR’DA PRİMLER AYNI AY ÖDENİR
İsteğe bağlı SSK’da primler takip eden ayın sonuna kadar tahsil ediliyor. Mesela şubat primi mart sonuna kadar ödenirdi. Bağ-Kur’da ise primler aynı ay içinde ödenmek zorunda. Sadece siz değil SSK’dan Bağ-Kur’a geçirilen tüm isteğe bağlılara otomatikman bir ay borç eklendi. Sebebi de Bağ-Kur’da primlerin aynı ay içinde ödenmek zorunda olmasıdır. 5510 sayılı SS ve GSS Kanunu gereğince, isteğe bağlılar SGK üzerinden sağlık yardımı alabilir, ama bunun için tek kuruş dahi olsa SGK’ya borçlarının olmaması şarttır. Bu sebeple sağlık yardımı istiyorsanız borcunuzu kapatın.
İstanbul’da tüm müdürlükler kıdem yazısı vermek zorunda
İstanbul’da sadece Unkapanı’nda bulunan İhtiyarlık Sosyal Güvenlik Merkezi ‘kıdem tazminatı alabilir’ yazısı veriyorken, İstanbul İl Müdürü Mustafa Kuruca’nın talimatı ile bütün Sosyal Güvenlik Merkezleri (SGM) bu yazıyı ve vermek zorunda. Bu köşeden defalarca, ‘Emekli olmadan istifa edene de kıdem tazminatı verilir’ demiştik. Çünkü 8 Eylül 1999 günlü Resmî Gazete’de yayımlanan 4447 sayılı kanunun 45. maddesi, bu hakkı 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında çalışanlara veriyordu. Ancak İstanbul’da sadece Unkapanı’nda bulunan İhtiyarlık SGM bu yazıyı veriyor, diğer merkezler ise vermiyordu. İl Müdürlüğü’nün gönderdiği iç emirde, “4447 sayılı kanunun 45. maddesiyle 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinin birinci fıkrasına eklenen (5) numaralı bentle 506 sayılı kanunun 60. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları (sigortalılık süresi ile prim ödeme gün sayısı) veya aynı kanunun geçici 81. maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları halinde sigortalılara kıdem tazminatı ödeneceği öngörülmüş ve 10.07.2008 tarih 497081 sayı ile uygulama ünitelere duyurulmuştur. Hal böyle olmakla birlikte bazı Sosyal Güvenlik merkezlerimizin sigortalılara kıdem tazminatı yazısını vermeyerek Unkapanı Sosyal Güvenlik merkezlerine yönlendirdikleri, bu durumun sigortalılarımızın memnuniyetsizliğine yol açtığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, sigortalıların yazılı olarak başvurması koşuluyla, sigortalının hangi sosyal güvenlik merkezi sınırları içinde çalıştığına bakılmaksızın Pendik, Kadıköy, Bakırköy, Beşiktaş, Beyoğlu, Fatih, Gaziosmanpaşa ve Unkapanı SGM tarafından kıdem tazminatına hak kazandığına dair yazının verilmesi gerekmektedir. Bilgi ve gereğini rica ederim.” deniliyor.
Kimler tazminat yazısı alabilir?
Daha önce bu köşeden bunu detaylı açıklamıştık ama bir kez daha hatırlatmakta fayda var. Dayanak madde (1475/14-5) içinde geçen kanun maddeleri tek tek irdelendiğinde aşağıdaki şartları tamamlayanların isterlerse işlerinden ayrılıp kıdem tazminatı alabilme haklarının olduğu görülecektir.
A- 506 sayılı kanunun 60. maddesine göre,
Kadın ya da erkek olsun başkaca bir şart aranmaksızın 7 bin gün sayısı olanlar veyahut,
Kadın ya da erkek 25 yıllık sigortalılık süresi ve en az 4.500 günü olanlar,
B- 506 sayılı kanunun geçici 81/B’ye göre,
Kadın ise 20 ve erkek ise 25 tam yıl sigortalılık süresi ile aynı maddede belirtilen gün sayılarına (5 bin ile 7 bin arasında) ulaşmış olanlar,
C- 506 sayılı kanunun geçici 81/C’ye göre,
İster kadın olsun ister erkek en az 15 yıldan beri sigortalı olması ve en az 3.600 gün sayısını tamamlayanlar, emeklilik yaşlarını bekleyerek işyerinden kıdem tazminatı alarak ayrılabilmektedir.
SGK’dan alınacak ‘kıdem tazminatı alabilir’ yazısı ile işyerinden ayrılma halinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. maddesindeki ihbar sürelerine de uymak gerekmez. Yani, işçi bu yazıyı işverene verdiği an işini bırakıp tazminatını isteyebilir. İşveren bu durumda tazminatı nakden ve defaten ödemekle mükelleftir. Normal şartlarda, işyerinden ayrılıp evinde emeklilik gününü beklemeyi amaçlayan işçi, bir müddet sonra bu düşüncesini de değiştirebilir ve bir başka işyerinde veya aynı işyerinde yeniden işe girebilir. Bu durumda kıdemi ödeyen işveren tazminatı geri isteyemez, daha doğrusu geri isteyebilmesi için işyerinden ayrılırken gerçek niyeti bu değildi diyebilir ama bu niyeti ispat etmesi gerekir.
Bağ-Kur’a borcu olanların çocuklarına da bedava sağlık hizmeti verilir
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu gereğince Bağ-Kur’luların kendileri- eşleri-çocuklarının sağlık hizmeti alabilmesi için en fazla 60 günlük süreden çok borcu olmaması gerekir. Ancak, 18 yaşından küçükler için borç varsa da SGK sağlık hizmeti verir ama çocukların SGK üzerine (aktive edilmesi) kaydedilmesi gerekir…
Ziya bey, 1980 doğumluyum. 17/10/2001 tarihinden beri de mecburi Bağ-Kur sigortalısıyım. Sigortalılığımın başlangıcından beri hiç pirim ödemesi yapamadım. Dolayısıyla hiçbir hizmetten de yararlanamadım. 18 yaşından küçük 2 çocuğum var. İlaç alırken eczacı çocuklarının 18 yaş altı kaydını Bağ-Kur’dan açtırmalısın dediler. Bağ-Kur’a gittim yeniden sicil gazetesi evraklarını istediler. Evrakları teslim edince 18 yaş altı kayıtları açılacak.
Benim sorum şu:
1)18 yaş altından faydalanmak için bu işlemin yasal dayanağı var mı?
2)5458 sayılı pirim alacaklarının yeniden yapılandırması kanununa göre 5 yıl süreyle pirim ödemesi yapmayanlar hakkındaki kanuna istinaden sigortalılığımı durdursam mı? Ne kaybım olur?
3)Yakın zamanda benim pirim ödemesi yapmam mümkün değil. Bu bağlamda hizmet almadığım için bana karşı bir icra işlemi başlatılamaz diye biliyorum. Yanlışsam düzeltin lütfen.
4)Sigortalılığımı durdurmadan 18 yaş altından çocuklar faydalanırsa Bağ-Kur hizmetinden faydalanmış mı olacağım? Cafer Orhun ŞENGÜL
Cafer bey, berbat “Sosyal Güvenlik Reformu”nun birkaç güzel yerinden birisi 18 yaşından küçüklerin ana-babalarının durumlarına bakılmaksızın herhangi bir ön şart olmadan Genel Sağlık Sigortalısı sayılmasıdır. Baba veya anneniz sosyal güvencesi olmasa da, SGK’ya borçları da olsa 18 yaşından küçük çocuklar devlet üzerine kaydedilerek GSS’den yani hastane ve eczanelerden yararlanabilirler.
***Bağ-Kur’luların sağlık yardımı şartı ağır
GSS (genel sağlık sigortası) uygulaması gereğince eski adıyla Bağ-Kur’lu yeni adıyla 4/B sigortalıların sağlık yardımı alabilmesi için adlarına ödenmiş en az 30 günlük prim olmasından başka, hastaneye gidildiği tarihte SGK’ya en az fazla 60 günlük borcun olması gerekir.
Öte yandan borcu var diye sağlık yardımı verilmeyen Bağ-Kur’lulardan yıllar sonra bile olsa borç ödenirken sağlık primi de alınması gariptir.
***18 yaşından küçük her çocuk bedava GSS’lidir
1 Ekim 2008 günü yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu gereğince kız-erkek fark etmez çocuklara en fazla 18 yaşına kadar sağlık hizmeti verilmektedir.
SGK’da sigortalı olanlar ile SGK emeklilerin kimlere bakmakla yükümlü olduğu yani bedava sağlık hizmeti verileceği 5510 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinde belirtilmiştir.
İlgili maddeye göre; sigortalılar ile emeklilerin “bakmakla yükümlü olduğu kişilere” kendi üzerlerinden bedava sağlık yardımı verebilirler.
Aynı madde gereğince sigortalılar ile emeklilerin “Bakmakla yükümlü olduğu kişi”ler ise;
***Sigortalı sayılmayan veya isteğe bağlı sigortalı olmayan, kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olan
a) Eşini,
b) 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim veya 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanununda belirtilen aday çıraklık ve çıraklık eğitimi ile işletmelerde mesleki eğitim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim görmesi halinde 25 yaşını doldurmamış ve evli olmayan çocukları ile yaşına bakılmaksızın bu Kanuna göre malul olduğu tespit edilen evli olmayan çocuklarını,
c) Geçiminin sigortalı tarafından sağlandığı Kurumca belirlenen kriterlere göre tespit edilen ana ve babasını,
içermektedir.
Yani,
–Çalışmayan, isteğe bağlı prim ödemeyen, emekli olmayan eşlere
– Çalışmayan, isteğe bağlı prim ödemeyen, evli ve emekli olmayan çocuklardan 18 yaşından küçük olanlara,
–18 yaşında büyük olanlardan ise lise ve lise dengi ile çıraklık eğitim merkezinde okuyanlara 20 yaşını, yüksek öğrenimde okuyanlara ise 25 yaşını dolduruncaya kadar,
Sağlık yardımı GSS sigortalısı olan ana-babası üzerinden verilmektedir.
***Hastanelere gitmek için SGK’nın bilgisayarına kayıt şart…
Yukarıdaki gibi ister prim ödeyerek ister başkasının üzerine yazılarak GSS’den yararlanabilmek için SGK ana bilgisayarına kayıt olmak gerekir. Hastaneye gittiğinizde de hastane görevlisi SGK ana bilgisayarına sizi sorar ve provizyon (muayene ön izni) alınca da sizi muayeneye gönderir. 18 yaş altı çocukların SGK bilgisayarına iki tür kaydı vardır.
Birincisi ana-baba üzerine kayıt diğeri de devlet üzerine kayıttır. Ana-babası prim ödeme mükellefi olup da prim ödemeyen ana-babaları zorlamak için SGK öncelikle çocukları ana-baba üzerine kaydeder, eğer ana-baba üzerinden sağlık yardımı alamayacağı ortaya çıkarsa da bu kere devlet üzerine kaydeder. Kayıt işlemi (aktivasyon) için de mutlaka SGK’ya gidip gelmek gerekir ki SGK, ana-babayı zorlamak amacıyla iki kere aktivasyona zorlamaktadır.
Mesela SGK son yayınladığı ve memurlara verdiği talimata göre;
“- 18 yaş altı çocukların sağlık hizmet sunucularına başvurularında öncelikle anne/babaları üzerinden provizyon sorgulamasının yapılması,
- Anne/babalarının sosyal güvenlik kapsamında olmaması nedeniyle anne/babaları üzerinden provizyon alamayan çocukların provizyon sorgulamalarının 18 yaş altı tablosundan yapılması,
- Bu seçeneklerle provizyon alamayan olduğu takdirde, provizyonla ilgili işlemlerinin yapılmasını teminen Sosyal Güvenlik İl/Merkez Müdürlüklerine yönlendirilmeleri, gerekir.”
***Sizin durumunuza gelince
Sizin Bağ-Kur’a 60 günlükten çok borcunuz olduğu için siz ve eşinize SGK sağlık yardımı vermez, sizin üzerinizden 18 yaşından küçük de olsa çocuklarınız için de vermez.
18 yaşından küçük çocuklarınızı devlet üzerine aktive ederek, GSS primi ödenmeden SGK’da aktive edilerek bedava sağlık hizmeti aldırabilirsiniz.
***18 yaşından büyükler prim öderler veya yeşil kart alırlar
Ancak, 18 yaşından büyük olup da liseyi bitirdiği halde üniversiteye kayıt yaptıramayan gençlerin sağlık yardımı alabilmesi için,
1-Sigortalı birisiyle evlenmesi,
2-İşe girip en az 30 gün prim ödemeleri,
3-İsteğe bağlı sigortalı olup en az 30 gün prim ödemeleri,
4-Gelir testi yaptırıp sadece GSS primi ödemeleri,
gerekmektedir.
***Gelir testi ve GSS
Genel Sağlık Sigortası uygulamaları gereğince de birlikte ikamet ettiğiniz ailenizin gelir durumuna göre daha doğrusu ailenin kişi başına düşen gelir durumuna göre GSS’li veya yeşil kartlı olacaksınız.
Bunun için öncelikle bulunduğunuz daha doğrusu ikamete dayalı nüfus kayıt sisteminde kayıtlı olduğunuz ilçedeki Kaymakamlık yeşil kart bürosuna gidip, yeşil kart isteyeceksiniz.
Kaymakamlık Yeşil Kart Bürosu, ikameye dayalı nüfus kayıt sistemi gereğince kimlerle birlikte oturduğunuza bakacak ve gelirlerinizi belirleyip kişi başına bölecek…
***Gelir Testi Sonucuna Göre;
-Birlikte ikamet ettiğiniz ailenin geliri ve aile bireyi sayısına göre kişi başına düşen aylık gelir tutarı 31.12.2009 gününe kadar geçerli rakamlara göre,
***243 liradan az ise yeşil kart alırsınız,
***243 ile 729 arasında ise ayda 30 lira,
***729 ile 1458 arasında ise ayda 87,48 lira,
***1458 liradan çoksa ayda 175 lira,
GSS (Genel Sağlık Sigortası) primi ödeyerek sağlık hizmeti alacaksınız. GSS primi ödeyerek sağlık yardımı alırken, devlet hastaneleri, üniversite hastaneleri ve SGK ile sözleşmesi özel hastanelere gidebilir.
Bir kere bu şekilde GSS’li olunca işe girinceye, isteğe bağlı prim ödeyinceye, evleninceye veya emekli oluncaya kadar her ay size çıkarılan GSS primini ödemek zorundasınız, yoksa borç üremeye ve birikmeye devam eder.
Çiftçiler nasıl emekli olur?
Kendisi 1945 doğumlu.1997, 1998, 1999 yıllarında Toprak Mahsulleri Ofisi’ne hububat (Arpa) ürünü verdi. Annem için Sosyal Güvenlik Kurumu’na sigorta yaptırmak ve eğer mümkün ise birikmiş sigorta primlerini yatırarak emeklilik işlemlerini başlatmak istiyoruz. Bu konularla ilgili olarak şahsımı ve kamuoyunu gazeteniz vasıtasıyla bilgilendirirseniz çok memnun olurum
. Ramazan ÖZDEMİR
Cevap: Değerli okurum, Tarım Bağ-Kur uygulamaları sosyal güvenlik sistemimizde az bilinen konulardan birisidir. Bu yüzden de pek çok çiftçimiz, sahip olduğu haklardan bihaber olarak yaşar gider. Bu konuda devletin de üstüne düşen bilgilendirme ve bilinçlendirme görevini layıkıyla yerine getirdiğini söyleyemeyiz.
Tarım Bağ-Kur’la ilgili bu girizgâhtan sonra gelelim annenizin durumuna. Annenizin sigorta tescilinin ne şekilde yapılacağı ve hangi şartlara tabi olduğu ile ilgili konular, SGK’nın 2007/44 ve 2009/35 sayılı genelgelerinde düzenlenmiş durumda. Buna göre anneniz, hububat satışlarını ve bu satışlardan yapılan prim tevkifatını gösteren makbuzlarla SGK’ya başvurduğu taktirde, ilk ürün satışını yaptığı 1997 yılı itibarıyla Tarım Bağ-Kur sigorta tescili yapılacaktır. Ancak sadece annenizin ürün satışından prim kesintisi yapılmış olması yetmeyip, bu kesintilerin kurum hesabına aktarılmış olması da gerekiyor. Eğer prim kesintisi yapılmış ancak Bağ-Kur’un (SGK) hesabına aktarılmamışsa, SGK sizden bu yıllara ait prim tutarını ödemenizi talep edecektir. Yapılacak sigorta tescilinde Ziraat Odası, meslek kuruluşu, tarım kooperatif ve birliklerinin kayıtları esas alınmakta. Anneniz TMO’ya ürün sattığına göre ziraat odasında çiftçi kayıt sistemine kayıtlıdır. Söz konusu primleri de ödediğiniz takdirde 1997 yılından bugüne dek annenizin sigorta tescili yapılacaktır. Bu kapsamda anneniz iki yıl daha prim ödeyerek 15 yılı (5400 gün) tamamladığı takdirde, yaştan (kısmi) emekliliğe hak kazanır.
Öte yandan çiftçilerin sadece kendileri değil, vefatlarından sonra hak sahipleri de SGK’ya başvurarak hizmet tescili talebinde bulunabiliyorlar. 2009/35 sayılı genelge ile tanınan bu haktan yararlanabilmek için, hak sahiplerinin Ziraat Odaları ya da diğer kuruluşlardan tarımsal faaliyeti belgelemeleri ve varsa prim borcunu ödemeleri gerekiyor.
Kızımın sağlık güvencesini nasıl sağlarım?
Soru: Sayın Orhan, kızım işsizdi ben de onu isteğe bağlı sigortalı yaptım (yani Bağ-Kur’lu). Şu anda Bağ-Kur’a prim ödemesi yapıyoruz. Kızım şimdi SSK’lı bir işe girdi. Şimdi ne yapmamız gerekiyor? Bağ-Kur primlerimizi yatırmadığımız zaman bir cezaya muhatap olacak mıyız? SSK’lı olduğunu bir dilekçe ile bildirecek miyiz? Tekrar işsiz kaldığında Bağ-Kur’a hemen devam edebilecek miyiz? Bu sorulara cevap verirseniz beni bahtiyar edeceksiniz. Murat Karabacak
Cevap: Değerli okurum, kızınızın çalışmaya başlaması ile birlikte isteğe bağlı sigortası 5510 Sayılı Kanun’un 53. Maddesi gereği otomatikman sona ermiştir. Bunun için ayrıca herhangi bir dilekçe vermenize gerek yok. İsteğe bağlı prim ödemeyi kesmeniz yeterli. Bu konuda herhangi bir cezai düzenleme yok. Kızınız tekrar işsiz kalırsa, yine isteğe bağlı sigortasını bir dilekçe ile başlatarak prim ödemeye devam edersiniz.
İsteğe bağlının SSK’ya sayılması için dava gerekir
Sosyal Güvenlik Kurumu eskiden beridir SSK isteğe bağlısı olan 250 bin kişiyi herhangi bir yasal gerekçe olmaksızın 1 Ekim 2008 gününden itibaren Bağ-Kur’a aktardı. Bu sebeple de gerek Bağ-Kur ve gerekse de Emekli Sandığı hizmetinden sonra SSK’da 1260 günü tamamlamaya çalışanların emeklilik hayallerini suya düşürdü…
SSK’lı ve Bağ-Kur’lu çalışmalarım var. Ancak ben SSK’dan emekli olabilmek için işyerimi kapattım ve 2006 yılı nisan ayında SSK’ya isteğe bağlı olarak prim ödemeye başladım. Bağ-Kur’dan sonra SSK’da 3,5 yılı doldurdum diyerek 24.11.2009 günü SSK’ya emeklilik dilekçesi verdim ama aynı ay içinde hem de geriye doğru olmak üzere, SSK’da görünen ödemelerimden 01.10.2008 gününden sonra olanlarını SGK, Bağ-Kur’a aktarmış. Şimdi bana Bağ-Kur’dan sonra SSK’da 3,5 yılı yani 1260 günü tamamlamadın diye emekli etmediler. BU haksızlık değil mi? Ben emeklilik dilekçesi verinceye kadar her ay ödediğim primler SSK bilgisayarında göründüğünden beni yanılttılar. Bilsem isteğe bağlımı sona erdirip gidip bir işyerinde SSK’lı işe girerdim. Bana ne tavsiye edersiniz. İsmimi açıklamazsanız memnun olurum SGK’nın sonradan işlerimi bozmasını da istemem. İsmi Saklı
Bilindiği üzere, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ile 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunları ortadan kaldırılmış ve 01/10/2008 tarihi itibariyle yürürlüğe giren, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu bunların yerini almıştır.
Ancak, 5510 sayılı Kanun’da eski SSK isteğe bağlılarının 1.10.2008 gününden itibaren Bağ-Kur’a geçirileceklerini ve ödedikleri primlerin de Bağ-Kur sigortalılığına sayılacağı yönünde tek bir kelime dahi yoktur.
***SGK, SSK isteğe bağlılarını mağdur etti
5510 sayılı Kanunun “İsteğe Bağlı Sigorta Başlangıcı ve Sona Ermesi” başlıklı 51 inci maddesinin son paragrafında yer alan, “İsteğe bağlı sigorta primi ödenmiş süreler, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanmasında dikkate alınır ve bu süreler 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılık süresi olarak kabul edilir” hükmü sanki geriye de gidiyormuş gibi düşünülerek, 01.10.2008 tarihten sonra ödenen isteğe bağlı sigorta primleri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi (Bağ-Kur) kapsamında sigortalılık süresi olarak sayılmış ve 506 sayılı Kanunun mülga 85 inci maddesine göre isteğe bağlı sigortaya prim ödemekte olup, 01.10.2008 tarihinden sonra da prim ödemeye devam eden sigortalıların 01.10.2008 tarihinden sonra geçen süreleri 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılık süresi olarak değerlendirilmiştir.
Buna göre 506 sayılı Kanunun mülga 85 inci maddesine tabi sigortalılardan prim ödemesi halen devam edenlerin sigortalılıkları 30.09.2008 tarihi itibariyle sona erdirilmiş, bunlara hiç haber bile verilmeden, Bağ-Kur numarası üretilerek 01.10.2008 tarihi itibariyle (4/b) kapsamında tescilleri yapılarak yeni bir yazılı talep şartı aranmaksızın isteğe bağlı sigortalılıkları yasadışı bir şekilde yeniden başlatılmıştır.
***Şükür ki geçmiş süreleri de Bağ-Kur’lu saymadılar
SGK, ne hikmetse yasa dışılığını bir yere kadar götürmüştür. SSK isteğe bağlılarının 2008 yılı Ekim ayı başından önce 506 sayılı Kanuna tabi olanlar 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi (SSK) kapsamında saymıştır.
5510 sayılı Kanunun geçici maddelerinde 506 sayılı Kanunun 85 inci maddesine göre isteğe bağlı sigortaya devam eden sigortalıların 01/10/2008 tarihinden sonra 506 sayılı Kanunda belirlenen haklarla isteğe bağlı sigortalılıklarını devam ettirecekleri yönünde herhangi bir düzenleme bulunmadığı gibi Bağ-Kur’a geçirilecekleri yönünde de bir düzenleme yoktur. Kanun koyucunun eksik bıraktığı yerde SGK, vatandaş aleyhine yorum getirip kendisini hakim yerine koyarak bu karara varmış ve sizi 1.10.2008 gününden geçerli olmak üzere ama 24.11.2009 günü işlem yaparak Bağ-Kur’lu saymıştır.
***Son yedi yılda Bağ-Kur çoğunluğa geçmiş
Hizmet Birleştirme Kanunu gereğince, “Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.” hükmü gereğince sizi SSK’dan emekli etmemiş.
Çünkü, isteğe bağlı SSK ödemelerinizin 01.10.2008 ile 24.11.2009 arasındaki bölümünü siz SSK’lıyım zannediyordunuz ama SGK, Bağ-Kur’a aktardığı için SSK’nın 1260 günden az kalmış oldu.
***Tek yol dava
Sizin elinizde SGK’ya yaptığınız emeklilik talebinin reddi yazısı var. Bu yazı ile birlikte yukarıda açıklanan hususları da dava dilekçesinde belirterek SGK’yı, iş mahkemesinde dava edin. Dava sonucunda birikmiş tüm emekli aylıklarınızı da alırsınız.
Davanızda, 01.10.2008 tarihinden sonra da devam eden isteğe bağlı prim ödemelerinin SSK’ya yapıldığı hususunun tespitine ve 506 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetleri ile SSK’dan emekliliğe hak kazandığının tepsini talep ederek, SGK talep tarihiniz olan 24.11.2009 tarihine göre birikmiş aylıklarınızı da isteyin.
SSK’yı istiyorsanız son 3,5 yıla dikkat edin
12/09/1977 doğumlu bayanım. 1 Mart 2003 girişiyle SSK isteğe bağlı prim ödemelerime başladım. SSK ödeme gün sayım 2010 gündür. 01/10/2008 itibariyle isteğe bağlı sigortalılık Bağ-Kur’a geçti ve bugün itibariyle 1 yıl 5 ay 7 günlük Bağ-Kur prim ödemem mevcuttur. Bilgilerim doğrultusunda ne zamana kadar prim ödemem gerektiği ve kaç yaşında emekli olabileceğime dair beni bilgilendirebilirseniz. İlkay Özel
Hanımefendi, verdiğiniz bilgilere göre, 58 yaşında 7000 gün sayısı ile SSK’dan emekli olabileceğiniz gibi 4500 gün sayısı ile de 60 yaşında kısmi aylık ile de emekli olursunuz. Ancak, 01.10.2008 gününden beridir devam ettiğiniz isteğe bağlı Bağ-Kur sigortasında 3,5 yıl (1260 gün) veya daha fazla prim öderseniz bu kere Bağ-Kur’dan 9000 gün sayısı ile 58 yaşında veya 5400 gün sayısı ile 60 yaşında emekli olmak zorunda kalırsınız. Bağ-Kur’dan değil SSK’dan emekli olmak istiyorsanız yukarıda verdiğim şartlarından hangisini tercih ettiğinize göre ya 28 Şubat 2012 gününe kadar Bağ-Kur’u bırakıp SSK’lı bir işe girin. Veya bu süreyi geçirirseniz sonrasında SSK’lı olarak en az 3,5 yıl (1260 gün) SSK’ya prim ödeyin. Zira, kimin nerden emekli olacağı son yedi yıllık (2520 günlük) prim ödemelerinde en çok nereye prim ödediğine göre belli edilir.
Bağ-Kurla çakışan SSK günleriniz sayılmaz
Soru: 5 Mart 1963 doğumluyum. Almanya’da 15 Kasım 1979-12 Aralık 1980 tarihleri arasında çalıştım. 1983-1984 yıllarında 18 ay askerlik yaptım. Fakat borçlanmadım. 1986 yılında 60 gün SSK primi yattı. 29 Aralık 1989 tarihinde esnaflıktan dolayı Bağ-Kur sigortalısı oldum. Halen prim yatırmaktayım. Ne zaman emekli olurum? Birde 1991 yılında 10 gün adıma sigorta primi yatırılmış. Bağ-Kurla çakışıyor. Bir sorun olur mu?
Fehmi KAHRAMAN
Cevap: Bağ-Kurda devam ederseniz Almanya çalışma süreleriniz ve askerlik sürenizi borçlanmanız halinde emekli olmak için; 25 tam yıl(9000 gün) prim ödeme ve 50 yaş şartlarına tabi olursunuz. 2 Nisan 2012 ye kadar ara vermeden prim ödeyerek prim ödemenizi 25 tam yıla tamamlamanız şartıyla, 50 yaşınızı dolduracağınız 5 Mart 2013 tarihinde emekli olabilirsiniz. Bağ-Kurla çakışan 10 gün SSK prim ödemeniz kabul edilmez.
Ayrıca, Bağ-Kur sigortanızı kapatıp, SSK lı bir işe girerek 1260 gün prim öderseniz SSK dan emekli olabilirsiniz.(1 Nisan 2010 da sigortalı çalışmaya başlayıp ara vermeden prim öderseniz Ekim 2013 ayında) bu seçenekte askerlik ve yurtdışı borçlanması yapmanıza da gerek yok.
SSK’ ya ödediğiniz primleriniz Bağ-Kur primleri gibi dikkate alınır
Soru: 1992 yılında Ticaret Lisesinde staja başladığım zaman okul tarafından sigortam açıldı. Ancak staj yaptığım yer SSK ödemesi yapmadı. SSK ödemelerim 1 Kasım 1994 te başladı.12 Ekim 2006 tarihine kadar SSK ya 3.640 gün prim ödedim. Bu tarihten itibaren Bağ-Kura kayıt oldum. Ve Bağ-Kura prim ödemekteyim. Emekli olurken SSK’ya ödemiş olduğum primler Bağ-Kurdan emekli olurken bana katkı sağlar mı? Ve Bağ-Kur”dan ne zaman emekli olabilirim?
Ekrem SIZMAZ
Cevap: Staj sigortasında kişileri emekli eden sigorta kollarına prim ödenmediğinden emeklilik açısından başlangıç sayılmıyor. Emekli olurken hizmetlerinizi birleştireceksiniz. Hizmetleriniz birleştiğinde SSK ya ödediğiniz primler, Bağ-Kur sigortalılık sürenizi artıracak ve erken emekli olmanızı sağlayacak. SSK ya ödediğiniz primler dikkate alındığında Bağ-Kurda emekli olmak için; 25 tam yıl(9000 gün) prim ödeme ve 55 yaş şartlarına tabisiniz. Doğum tarihinizi bildirmediğinizden, emekli olacağınız tarihi siz hesaplayacaksınız. Prim ödemenizi 9000 güne tamamlayacağınız tarihte 55 yaşınızı da dolduruyorsanız emekli olabilirsiniz. Doldurmuyorsanız 55 yaşınızı dolduracağınız tarihte emekli olabilirsiniz.
Eşiniz memuriyetten ayrılıp yaşın dolmasını çalışmadan bekleyebilir
Soru: Eşim 1 Kasım 1989 tarihinde devlet memuru olarak işe başladı. Doğum tarihi 2 Nisan 1967 dir. Ücretsiz doğum izinlerini de borçlandık. Eşim şuan çalışmak istemiyor. Emekli olabilir mi? Olursa ikramiyesini ve emekli maaşını ne zaman alabilir?
Süleyman SAKALLI
Cevap: Eşiniz emekli olmak için; 20 tam yıl fiili hizmet süresi ve 46 yaş şartlarına tabi bulunuyor. Eşiniz fiili hizmet süresini tamamladığından 46 yaşınızı dolduracağı 2 Nisan 2013 tarihinde emekli olabilir. Eşiniz 20 yıllık fiili hizmet süresini doldurduğundan isterse işinden ayrılarak emekli olacağı yaş haddinin dolmasını çalışmadan bekleyebilir. Bu durumda emekli ikramiyesini 46 yaşını dolduracağı tarihte alabilir. Emekli aylığı da 46 yaşını dolduracağı tarihte bağlanır.
Bir işte çalışarak en az 1260 gün prim ödemelisiniz
Soru: 7 Nisan 1970 doğumluyum.1 Eylül 1987 de sigortalı olarak çalışmaya başladım. SSK ya 813 gün prim ödedim. 15 Ocak 1994′de Bağ-Kur sigortalısı oldum. Bağ-Kura da 12 yıl, 13 ay, 9 gün prim ödedim. Ne zaman emekli olabilirim? SSK’dan emekli olabilmem için ne yapmam lazım?
Harun SEVİNÇ
Cevap: Bağ-Kurda emekli olmak için; 25 tam yıl prim ödeme ve 53 yaş şartlarına tabisiniz. Eylül 2016 yılına kadar ara vermeden prim ödeyerek toplam prim ödemenizi 25 tam yıla(9000 güne) tamamlamanız şartıyla, 53 yaşınızı dolduracağınız 7 Nisan 2023 tarihinde emekli olabilirsiniz. Primi ödenen son yedi yılda fazla prim ödenen kurumdan emekli olunuyor. SSK’dan emekli olmanız için; Bağ-Kuru kapatıp, sigortalı bir işte çalışarak en az 1260 gün prim ödemeniz gerekiyor.1260 gün çalışarak prim öderseniz emekli olmak için; 25 yıl sigortalılık süresi, 5375 gün prim ödeme ve 50 yaş şartlarına tabi olursunuz. 1260 günden sonra prim ödemeseniz de, 50 yaşınızı dolduracağınız 7 Nisan 2020 tarihinde emekli olabilirsiniz.
Emekli aylıkları bir kat artacak mı ?
MİLYONLARCA emekli, aylıklarının bir katına kadar artacağı haberi üzerine heyecanlandı.
Ankara 5. İş Mahkemesi’nin; eski ve yeni emekli arasındaki maaş farkının Anayasa’nın “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10. maddesine aykırı olduğu düşüncesiyle, konuyu Anayasa Mahkemesi’ne taşıması, emeklileri umutlandırdı.
TOPLU ÖDEME
Bazı gazetelerde yer alan “en düşük emekli maaşının 1200 TL olacağı” şeklindeki haberler ve “geriye dönük toplu ödeme yapılacağı” yorumları, emeklileri hem umutlandırdı hem de heyecanlandırdı.
Şimdi yaklaşık 4 milyon emekli, Anayasa Mahkemesi kararını bekliyor.
KESİNLEŞEN BİR DURUM YOK
Emekli aylıklarının çok düşük olduğu, eski ve yeni emekliler arasında maaş farkı bulunduğu, emeklilerin yaşamlarını sürdürmeleri bakımından çok zorlandıkları, Bağ-Kur, SSK ve TC Emekli Sandığı emeklileri arasında ciddi maaş farklılıkları bulunduğu vs. hepsi doğru.
Ancak, Ankara 5. İş Mahkemesi kararı üzerine erken yorumlar yapmak ve maaş farkı beklemek doğru değil. Nedenine gelince;
1) Ankara 5. İş Mahkemesi’nce; emekli aylıkları arasındaki farklılıklar, Anayasa’nın 10. maddesinde yer alan kanun önünde “eşitlik” ilkesine aykırı görüldüğü için dosyanın Anayasa Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verildi.
2) Bu olayda, Anayasa Mahkemesi’nin nasıl karar vereceği önemli. Bunun için Anayasa Mahkemesi’nin toplanmasını, karar vermesini ve kararın gerekçesi yazılıp Resmi Gazete’de yayımlanmasını beklemek gerekiyor.
İADE OLMAZ
Bazı gazetelerde, “emeklilere geriye dönük olarak birkaç yıllık maaş farkı ödeneceği” haberleri var.
Bu doğru değil.
Nedenine gelince, Anayasa Mahkemesi kararları, geçmişe yönelik olarak uygulanamıyor.
O nedenle, emekliler “geriye dönük toplu ödeme” beklentisine girmesinler.
YENİ BİR UYGULAMA GETİRİLEMEZ
Anayasa’nın 153. maddesine göre; Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi bir hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez.
Kanun ya da Kanun hükmünde kararname ile ilgili hükümleri, iptal kararlarının, Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi, bir yılı aşmayacak şekilde ayrıca kararlaştırabilir.
Görüldüğü gibi, olay Anayasa Mahkemesi’nin kararı ile de sonuçlanmıyor. İptal kararı söz konusu olursa, iptal edilen konuda ayrıca yeni bir yasal düzenleme yapılması gerekiyor.
O nedenle, emeklilerin bu aşamada Anayasa Mahkemesi kararını ve sonucuna göre ortaya çıkabilecek diğer gelişmeleri beklemeleri gerekiyor.
Ödemediği asgari geçim indirimi için işverene cezalı tarhiyat yapılır
Soru: Çalıştığım şirketimde 3 aydır sigortalıyım. Fakat asgari geçim indirimi ödemelerimi şirketim yapmıyor. Yapmayı da kabul etmiyor. Asgari geçim indirimi ödemelerimi nasıl tahsil edebilirim?
F.K.
Cevap: İşveren çalışanın asgari geçim indirimi tutarını, ücretlerden kestiği ve muhtasar beyanname ile vergi dairesine beyan ettiği gelir vergisinden düşüyor. Ve vergi dairesine yatıracağı vergiyi, asgari geçim indirimi olarak çalışanına ödüyor. Burada işveren; asgari geçim indirimini çalışana vermediği takdirde, vergi dairesine muhtasar beyanname ile eksik beyanda bulunmuş ve eksik vergi ödemiş duruma düşecek. Ve vergi ziyaına neden olacak. Vergi dairesi bu durumu tespit ettiğinde, eksik beyan edilen stopaj vergiyi, cezalı olarak tarhiyat yaparak işverenden tahsil edecek. İşverenle görüşüp, asgari geçim indiriminizi ödenmediği takdirde, Maliye’ye şikâyet hakkınızı kullanacağınızı belirttin. İşveren şikâyet edilmeyi göze alamaz ve asgari geçim indiriminizi öder.
Kaçak yapılan daireden elde edilen kiranın da beyanı gerekiyor
Soru: Tapuda arsa olarak görünen daireden alınan kiranın beyan edilmesi gerekiyor mu?
CEVAT
Cevap: Vergilendirmeye olayların gerçek mahiyeti esastır. Kira alınan dairenin tapuda arsa olarak görünmesi, belediyede inşaat ruhsatının olmaması, inşaatının kaçak yapılmasının vergilendirme açısından bir önemi bulunmuyor. Vergilendirme açısından önemli olan kiranın elde edilmiş olmasıdır. Tapuda arsa görünen daireden 2009 da, 2.600 TL’yi aşan tutarda kira elde edilmişse, elde edilen kiranın 2.600 TL lik konut kira geliri istisnasını aşan kısmının en geç 25 Mart 2010 Perşembe günü mesai saati sonuna kadar beyan edilmesi gerekiyor.
Yurtdışı borçlanması yaparak emekli
olan emekli aylığı kestirmeden çalışamaz
Soru: Babam Yurt dışında çalıştığı süreleri borçlanarak Haziran 2009 ayında Bağ-Kurdan emekli olmuştur. Dayımın şirketinde ortak olarak gözüktüğünden maaşı kesintili olarak 410 lira ödenmekteydi. 2010 un 2 ayı itibariyle ortaklıktan düşülmüştür. Babamın bilgilerine tamamen aynısı Yılmaz imdat adında sanal bir kimlik sistemde görünürken maaşı kesilmiştir. Sistemde ismen arattığınızda İmdat Yılmaz emekli olarak gözükürken, Yılmaz İmdat’ın emekliliği yaştan iptal yazmakta ve prim borcu bulunmaktadır. Sorunla ilgili olarak düzce Bağ-Kura başvurduğumuzda memur esas sorunun babamın şirketten düşmediği için olduğunu belirtmiş(Yurtdışı borçlanma kanununa göre çalışma sürdüğü için) adına tahsis edilmiş aldığımız tüm aylıkları faizi ile birlikte ödememiz ve emekli olmaya hak kazandığı halde biriken 10 aylık prim borcunu da ödememiz gerektiğini belirtmiştir. Madem böyle bir durum varsa neden bize emekli aylığı bağlandığını anlamamış olmakla beraber, görevli memurun ortaklıktan düşmekte acele etmememiz gerektiğini söylemesi de şaşırtıcı diğer bir durumdur. Maaş iptali söz konusu olsa bile, emekli olmaya hak kazanmış birinin tekrar prim ödemesindeki mantık nedir? Onu da hiç anlayabilmiş değiliz. Üstelik bu konuyla ilgili olarak Bağ-Kur tarafından tarafımıza yapılmış hiçbir bir yazılı ve sözlü uyarı bulunmamaktadır. Bu konudaki tavsiyelerinizi bekliyoruz.
Gökhan YILMAZ
Cevap: Yurtdışı çalışma sürelerini borçlanarak emekli olanlar, emekli aylıklarını kestirmeden, Sosyal Güvenlik Destek primi ödeyerek bir işyerinde ücretli olarak çalışamıyorlar, kendi nam ve hesabına bağımsız çalışamıyorlar ve şirket ortağı olamıyorlar. Bu uygulama 8 Mayıs 2008 tarihinde yürürlüğe kondu. Uygulama henüz yeni olduğundan babanız da olduğu gibi, zaman zaman kurumun hatalı işlem yaptığını okur şikâyetlerinizden öğreniyoruz.
Babanız yurtdışı çalışma süresini borçlanarak emekli olduğundan, destek primi ödemek suretiyle, emekli aylığını alarak şirket oraklığını devam ettiremez. Ya şirket ortaklığından ayrılacak. Ya da emekli aylığını kestirecek. Ve prim ödeyerek şirket ortaklığına devam edecek. Nitekim kurum yanlışlığın farkına vararak emekli aylığını kesmiş. Yersiz ödenen aylıkların da iadesini istemiş. Yapılan işlem doğru. Babanız emekliliği hak ettiği halde prim ödemesinin mantığı ise, şirket ortağı olmasıdır. Şirket ortakları 4/b sigortalısı(eski adıyla Bağ-Kurlu) olmak zorundalar. Babanız ortaklıktan çıkıp, emekli aylığını tekrar bağlatabilir.
Özür derecenizi Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık Kurulu belirler
Soru: 1973 doğumluyum. Elimde, 1999 ve 2000 yıllarında alınmış iki adet yüzde 40 sakatlık raporu var. 2010 yılında da emeklilik için vergi indirimi için baş vurdum. Ankara 2006 da çıkan yasayla (özürlülük ölçütü )rapor oranlarını düşürüyormuş. Eğer raporum düşük gelirse eski aldığım raporlarla mahkeme yolum açık mı? Kazanma şansım ne olur? Yani kazanılmış hak olarak düşünülür mü?
Arif KÜÇÜKTOPÇU
Cevap: Elinizdeki raporlar kazanılmış hak değildir. Maliye elinizdeki raporlarla vergi indirim hakkı vermez. Vergi indirimi hakkı için; Maliye’nin göndereceği hastane sağlık kurulundan alacağınız rapor, Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık Kuruluna gönderilecek ve Merkez sağlık kurulu özür derecenizi belirleyecek. Maliyenin Merkez Sağlık Kurulu, yüzde 40 oranında işgücü kaybınız olduğuna karar verirse, 3 ncü derece özürlülere sağlanan vergi indirim hakkından yararlanırsınız. Eski raporlarınız değil, yeni verilen raporu dava konusu yapabilirsiniz. Mahkemenin sevk edeceği bir hastanede özür dereceniz tekrar belirlenir.
İstediğiniz zaman emekli olabilirsiniz
Soru: 10 Ekim 1962 doğumluyum. sigorta sicil no: 12765481 7 Temmuz 1985 Bağ-Kurlu oldum. 1987’den itibaren kamu sektörün de çalışmaktayım. 1982-1984 arasında 600 gün yaptığım askerliği borçlandım. 8382 gün prim ödemem var. Ne zaman emekli olabilirim?
Ahmet KAMBER
Cevap: Askerlik borçlanması başlangıç tarihinizi 600 gün geri götürerek emekli olmak için; 25 yıl sigortalılık süresi, 5150 gün prim ödeme ve 47 yaş şartlarına tabi olmanızı sağlıyor. Aranan şartları sağladığınızdan istediğiniz zaman emekli olabilirsiniz.
Babanız 4 ay prim ödeyip 58 yaşın dolmasını bekleyecek
Soru: Babam 1984 yılında Bağ-Kur sigortalısı oldu. Doğum tarihi 1 ocak 1957 olup, 14 yıl 8 ay prim ödemesi var. Babam ne zaman ve nasıl emekli olabilir?
Fatih YÜKSEL
Cevap: Babanız yaş haddinden emekli olmak için; 15 tam yıl prim ödeme ve 58 yaş şartlarına tabi. 4 ay daha prim ödeyerek prim ödemesini 15 tam yıla tamamlaması şartıyla 58 yaşınızı dolduracağı 1 Ocak 2013 tarihinde emekli olabilir.
Emekli maaşı iki katına çıkar mı ?
Bu haftanın gündeminde Anayasa değişikliği paketi, KEY ödemeleri ve emekli maaşında iki katına varan artış olup olmayacağı vardı. Emeklileri heyecanlandıran ve maaşlarının iki katına yükseleceği beklentisine sokan gelişme bir dilekçe ile başladı. Hemen başta yazayım, emeklilerin maaşında yapılacak bir artışa itiraz etmiyorum. Benimkisi biraz nostalji muhabbeti..
Konu nerden çıktı Bir emekli sendikasının başkanlığını yürüten Hamdi Öz, 01.08.1979 Tarihinde 6092 günü doldurması üzerine 39 yaşında emekli olmuştur. Kendisine yüzde 70 aylık bağlama oranı, 9965 gösterge üzerinden emekli maaşı bağlanmıştır. Memur maaş katsayısı üzerinden hesaplama yapılıyor olsaydı, Hamdi Öz’ün alacağı bugünkü tutar 9965×0,057383×0.70= 400,28 TL olacaktı. Oysa 692,33 TL aylık, 27,69 TL ek ödeme olmak üzere 720,02 TL emekli aylığı almaktadır.
Hamdi Öz dava dilekçesinde, farklı tarihlerde emekli olanların maaşlarının da farklı olduğunu, buna sebep olarak gösterilen aktif/pasif dengesinin haksız olduğunu belirtmiştir. Dilekçesinde, esas sorunun kurumun mal varlığının ve kurumun kötü yönetilmesi olduğunu, kurumun mal varlığının çarçur edildiğini bu sebeple kurumun battığını, bu batışın faturasının emeklilere çıkartıldığı için düzenlemenin Anayasa’nın 10. maddesine aykırılığı gerekçesiyle mahkemeye dava açtığını belirtmiştir. İlgili mahkemede bu yönde düşünmüş ve konu Anayasa Mahkemesine intikal ettirilmiştir.
65 nere, 39 nere
Avrupa standartlarına uyum açısından talep edilen en düşük emekli aylığının 1200 TL olması imiş. Ancak, Avrupa’da çalışanların ortalama 65 yaşında emekli olduğu ve çalışırken tüm ücreti üzerinden sigorta primi ödedikleri gözden kaçıyor. 1940 doğumlu olan Sayın Hamdi Öz de, 1979 yılında henüz 39 yaşında iken genç yaşta emekli olmuştur. Adeta insanın “65 nere, 39 nere” diyesi geliyor.
SSK (4/a) sigortalılarının 01/01/2000 tarihinden önce bağlanmış olup tüfe oranında arttırılan aylık miktarlarına bakıldığında, en düşük aylığın 668 TL ve en yüksek aylığınsa 1150 TL olduğu görülmektedir. Asgari ücretlinin 576 TL aldığı bir ülkede, en düşük 668 TL emekli maaşının düşük kaldığı söylenemez. Yani, nimet-külfet dengesi açısından ele alırsak emekli aylığı normal gibi geliyor.
Erken emeklilik ve kötü yönetim
Hamdi Öz’ün dilekçesinde belirttiği üzere, özellikle SSK ve Bağ-Kur o kadar kötü yönetilmiştir ki, bugünkü sorunların temelinde de halen bu kötü yönetimin izleri vardır.
Sigortalılar erken emekli edilmiş, kurum menkul ve gayrimenkullerini doğru ve verimli bir şekilde değerlendirememiş, hep siyasi kaygılarla hareket edilmiştir. Bu kurumlar siyasiler tarafından adeta rant kapısı olarak görülmüştür.
Asgari ücretten fabrika müdürü olursa
Halen bir çok işyerinde müdürler, mühendisler bile asgari ücretten sigortalı. Beş yıldızlı otellerde asgari ücretli genel müdür bildik geliyor hepimize. İşte bizim anlayamadığımızda budur; asgari ücretten prim ödersen asgari ücretten emekli maaşı alırsın. Oysa yüksek prim ödeyip, şu an 2400 TL’den daha fazla emekli aylığı alan SSK emeklileri var.
Anayasa Mahkemesi iptal eder mi?
Anayasa Mahkemesi daha önce verdiği kararlarda 10. maddeyi nasıl ele aldığının ip uçlarını vermiştir. Anayasa’nın “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10. maddeyle, yasaların uygulanmasında, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri nedenlerle ayırım gözetilmesi mutlak olarak yasaklanmıştır. Aynı durumda olanlara ayrı kurallar uygulanamayacağı gibi ayrı durumda olanlara da aynı kurallar uygulanamayacaktır. Durumları ayrı olanlara ayrı kuralların uygulanması eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmaz denilmiştir.
Anayasa Mahkemesi daha önce aynı (4447 sayılı) Kanuna yönelik olarak açılan E: 1999/42, K: 2001/41 ve 23.2.2001 tarihli davanın kararında; “Yaşlılık aylığının hesaplanmasında yapılan değişikliklerin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE” karar vermiştir. Yani, 10 yıl önce aynı konuda Anayasa’ya aykırılık olmadığını belirtmiştir.
Sonuç olarak; milyonlarca emeklinin SGK’ya dava açması yargıyı kilitler, ama çözüm getirmez. Bakalım “Emekli-SGK” düellosunda kim galip gelecek? Çok zor koşullarda geçinmeye çalışan emekliler muradına erecek mi? Ya da “Emekli maaşı iki katına çıkar mı? Çıktığında bütçe açıkları nasıl kapatılır?”
