Archive for Ağustos, 2010
Sakatlık Vergi İndirimi
Gelir Vergisi’ndeki sakatlık indirimi, sosyal hukuk devletinin en önemli müesseselerinden birisidir.
Gelir Vergisi Kanunu’nun 31′inci maddesine göre, “Çalışma gücünün asgari %80′ini kaybetmiş bulunan hizmet erbabı birinci derece sakat, asgarî %60′ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ikinci derece sakat, asgarî %40′ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ise üçüncü derece sakat sayılır ve aşağıda sakatlık dereceleri itibariyle belirlenen aylık tutarlar, hizmet erbabının ücretinden indirilir.”
265 Seri No’lu GVGT’ne göre 01.01.2010 tarihinden itibaren uygulanmak üzere sakatlık dereceleri itibariyle ücretlerinden indirilecek olan tutarları;
- Birinci derece sakatlar için 680 TL
- İkinci derece sakatlar için 330 TL
- Üçüncü derece sakatlar için 160 TL
Olarak belirlenmiştir.
Diğer taraftan GVK’nın 89′uncu maddesinin 3′üncü bendi hükmüne göre, “Serbest meslek faaliyetinde bulunan veya basit usulde vergilendirilen özürlülerin beyan edilen gelirlerine, 3l’inci maddede yer alan esaslara göre hesaplanan yıllık indirim uygulanır. Bu indirimden, bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişi bulunan serbest meslek erbabı ile hizmet erbabı (tevkifat matrahı dahil) da yararlanır.
Bu durumda GVK’nın 3l’inci ve 89/3′üncü maddelerine göre sakatlık indiriminden yararlanacak olanlar şunlardır:
- Özürlü hizmet erbabı ile bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişi bulunan hizmet erbabı,
- Özürlü serbest meslek erbabı ile bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişi bulunan serbest meslek erbabı,
- Basit usulde vergilendirilen özürlüler.
Bakmakla yükümlü olunan kişi özürlü kişinin tabi olduğu çalışma mevzuatı veya bağlı bulunduğu sosyal güvenlik kurumunun mevzuatına göre bakmakla yükümlü sayılan anne, baba, eş ve çocukları olup, çocuklarda yaş sınırlamasına gidilmeyecektir.
Sakatlık indiriminden yararlanacakların yapacakları işlemler, sakatlık indirimi uygulaması ve bu uygulamada bakmakla yükümlü olma tabiri ve sakatlığın belgelendirilmesi ile ilgili olarak “Sakatlık İndiriminden Yararlanacak Hizmet Erbabının Sakatlık Derecelerinin Tesbit Şekli İle Uygulanmas Hakkında Yönetmelik” ile “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” olmak üzere iki yönetmelik yayımlanmıştır.
Vergi Dairesi Başkanlığı Mükellef Hizmetleri grup müdürlükleri, defterdarlık gelir müdürlükleri, vergi dairesi müdürlükleri ve mal müdürlükleri kendilerine başvuran özürlülerin kişisel bilgilerini “Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik” ekindeki rapor formuna yazacaklar ve bu formları bir yazıya ekleyerek, özürlüleri yetkili sağlık kurulundan en yakın olanına sevk edeceklerdir.
Yetkili sağlık kuruluşu tarafından verilen raporlar ilgili maliye müdürlüklerince Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık Kurulu’na gönderilecektir. Merkez Sağlık Kurulu tarafından incelenen ve sakatlık dereceleri belirlenen raporlar, ücretlilerde işverene, diğerlerinde kendilerine verilmek üzere Defterdarlığa gönderilecektir.
Sakatlık indiriminden yararlanan bir ücretlinin gelir vergisi matrahı hesaplanırken sakatlık indirimi mahsup edilecek, sakatlık indiriminin mahsubundan sonra kalan gelir vergisi matrahı üzerinden hesaplanan gelir vergisi tutarından da yıllık asgari geçim indirimi tutarının 1/12′sinin mahsup edilmesi gerekmektedir.
SSK Emekli Maaşı Sorgulama
SSK Emekli Maaşı Sorgulama
SSK emekli maaş bilgisini aşağıda bulunan linki tıklayarak sorgulayabilirsiniz :
T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Sosyal Sigortalar Kurumu
Ülkemizin en büyük sosyal güvenlik kuruluşu olan Sosyal Sigortalar Kurumu, Ülke nüfusunun yaklaşık % 50′sine sigorta ve sağlık hizmeti sunuyor.
Onaylanan Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu, Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve SSK’nın kaldırılarak, “Sosyal Güvenlik Kurumu“nun oluşturulmasını öngörmektedir.
Emeklilik Hesaplama Tablosu
| Erkek Sigortalıların Tamamlaması Gereken Yaş, Sigortalılık Süresi ve Prim Gün Sayısı | |||
| İşe Başlama Tarihi | Tamamlaması gereken sigortalılık süresi | Tamamlaması gereken yaş | Tamamlaması gereken prim ödeme süresi |
| 08.09.1976 ve daha öncesi | 25 | Yok | 5000 |
| 09.09.1976-23.05.1979 | 25 | 44 | 5000 |
| 24.05.1979-23.11.1980 | 25 | 45 | 5000 |
| 24.11.1980-23.05.1982 | 25 | 46 | 5075 |
| 24.05.1982-23.11.1983 | 25 | 47 | 5150 |
| 24.11.1983-23.05.1985 | 25 | 48 | 5225 |
| 24.05.1985-23.11.1986 | 25 | 49 | 5300 |
| 24.11.1986-23.05.1988 | 25 | 50 | 5375 |
| 24.05.1988-23.11.1989 | 25 | 51 | 5450 |
| 24.11.1989-23.05.1991 | 25 | 52 | 5525 |
| 24.05.1991-23.11.1992 | 25 | 53 | 5600 |
| 24.11.1992-23.05.1994 | 25 | 54 | 5675 |
| 24.05.1994-23.11.1995 | 25 | 55 | 5750 |
| 24.11.1995-23.05.1997 | 25 | 56 | 5825 |
| 24.05.1997-23.11.1998 | 25 | 57 | 5900 |
| 24.11.1998-08.09.1999 | 25 | 58 | 5975 |
| 09.09.1999-Reformun yürürlük tarihine kadar | – | 60 | 7000 |
| Reformun yürürlük tarihinden itibaren 2035’e kadar | – | 60 | 9000(Kanunun yürürlüğe girdiği tarih ile 31/12/2008 tarihleri arasında sigortalı sayılanlar için 7100 gün olarakVe 1/1/2009 tarihinden itibaren sigortalı sayılanlar için ise her takvim yılı başında 7100 güne 100 gün eklenmek suretiyle 9000 güne çıkacaktır.) |
B- İlk Defa 08.09.1999- Reformun Yürürlük Tarihi Arasında Sigortalı Olan Erkeklerin Emekliliği
İlk defa 08.09.1999 tarihi ile sosyal güvenlik reformunun yürürlük tarihleri arasında çalışmaya başlayan SSK sigortalılarına aşağıdaki şartlarla yaşlılık aylığı bağlanacaktır;
a) Erkek ise 60 yaşını doldurmuş olması ve en az 7000 gün,
b) Erkek ise 60 yaşını doldurmuş olması, 25 yıldan beri sigortalı bulunması ve en az 4500 gün,
Emeklilik primi ödemiş olmaları şartı ile emekli aylığına hak kazanacaklardır.
Yani, reformun yürürlük tarihinden önce işe girmiş olanlar için halen geçerli olan emeklilik yaşları ve şartlarında herhangi bir değişiklik yapılmayacaktır.
Halen hem memurlar, hem Bağ-Kur’lular hem de SSK’lılar için kadınlarda 58 ve erkeklerde de 60 yaş sınırı 1999’dan beri uygulanıyor.
Ayrıca, yaşlılıktan emeklilik de sistemin sigortası işlevini görüyor. Yani, kadınlarda 58 ve erkeklerde de 60 yaşına gelmesine rağmen prim gün sayısı yeterli olmayanlar da 5400 günle emekli olabiliyor.
| ERKEK | |
| YILLAR | YAŞ |
| 2008-2035 | Değişmiyor |
| 2036-2037 | 61 |
| 2038-2039 | 62 |
| 2040-2041 | 63 |
| 2042-2043 | 64 |
| 2044’ten itibaren | 65 |
C- İlk Defa Reformun Yürürlük Tarihinden Sonra Sigortalı Olan Erkeklerin Emekliliği
İlk defa Reformun Yürürlük Tarihinden Sonra sigortalı olacak erkekler için emeklilik yaşı 2036 yılına kadar 60, 2036 yılından itibaren ise kademeli olarak artacak ve 2044 yılında 65’e ulaşacaktır. Yıllar itibarıyla erkek sigortalılar için emeklilik yaşları aşağıdaki tabloda gösterildiği gibi artacaktır.
Ancak, reformdan sonra işe girenlerde 2036 yılına kadar yaş koşulu değişmemekle birlikte prim gün sayısı 7000 gün sayısı her yıl 100’er gün artırılarak (7100, 7200, 7300… gibi) uygulanacak. Bu süre, 2028 yılında 9000′e ulaşacak. İlk defa 2028 yılında işe girecek olan bir sigortalının emekliliğinde 9000 gün prim ödeme şartı aranacak.
SSK’na Göre Normal Şartlarla Emekli Olacak KADINLAR İçin Hesaplama Tablosu
| Kadın Sigortalıların Tamamlaması Gereken Yaş, Sigortalılık Süresi ve Prim Gün Sayısı | |||
| İşe Başlama Tarihi | Tamamlaması gereken sigortalılık süresi | Tamamlaması gereken yaş | Tamamlaması gereken prim ödeme süresi |
| 01.04.1981 öncesi | 20 | Yok | 5000 |
| 01.04.1981-08.09.1981 | 20 | 38 | 5000 |
| 09.09.1981-23.05.1984 | 20 | 40 | 5000 |
| 24.05.1984-23.05.1985 | 20 | 41 | 5000 |
| 24.05.1985-23.05.1986 | 20 | 42 | 5075 |
| 24.05.1986-23.05.1987 | 20 | 43 | 5150 |
| 24.05.1987-23.05.1988 | 20 | 44 | 5225 |
| 24.05.1988-23.05.1989 | 20 | 45 | 5300 |
| 24.05.1989-23.05.1990 | 20 | 46 | 5375 |
| 24.05.1990-23.05.1991 | 20 | 47 | 5450 |
| 24.05.1991-23.05.1992 | 20 | 48 | 5525 |
| 24.05.1992-23.05.1993 | 20 | 49 | 5600 |
| 24.05.1993-23.05.1994 | 20 | 50 | 5675 |
| 24.05.1994-23.05.1995 | 20 | 51 | 5750 |
| 24.05.1995-23.05.1996 | 20 | 52 | 5825 |
| 24.05.1996-23.05.1997 | 20 | 53 | 5900 |
| 24.05.1997-23.05.1998 | 20 | 54 | 5975 |
| 24.05.1998-23.05.1999 | 20 | 55 | 5975 |
| 24.05.1999-08.09.1999 | 20 | 56 | 5975 |
| 09.09.1999-Reformun yürürlük tarihine kadar | Yok | 58 | 7000 |
| Reformun yürürlük tarihinden itibaren 2035’e kadar | Yok | 58 | 9000(Kanunun yürürlüğe girdiği tarihle 31/12/2008 tarihleri arasında sigortalı sayılanlar için 7100 gün olarak Ve 1/1/2009 tarihinden itibaren sigortalı sayılanlar için ise her takvim yılı başında 7100 güne 100 gün eklenmek suretiyle 9000 güne çıkacaktır.) |
B- İlk Defa 08.09.1999- Reformun Yürürlük Tarihi Arasında Sigortalı Olan Kadınların Emekliliği
İlk defa 08.09.1999-08.09.1999 tarihi ile sosyal güvenlik reformunun yürürlük tarihleri arasında işe giren kadın sigortalılara Sosyal Sigortalar Kanuna göre aşağıdaki şartlarla yaşlılık aylığı bağlanacaktır.
a) Kadın ise 58 yaşını doldurmuş olması ve en az 7000 gün,
b) Kadın ise 58 yaşını doldurmuş olması, 25 yıldan beri sigortalı bulunması ve en az 4500 gün,
Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmaları şartı ile yaşlılık (emekli) aylığına hak kazanacaklardır. Yani, 08.09.1999 tarihinden sonra sigortalı olan kadınlar kademeli emeklilikten yararlanamayacaklardır.
C- İlk Defa Reformun Yürürlük Tarihinden Sonra Sigortalı Olan kadınların Emekliliği
İlk defa reformdan itibaren sigortalı olacak kadınlar için emeklilik yaşı 2036 yılına kadar 58, 2036 yılından itibaren ise kademeli olarak artacak ve 2048 yılında 65’e ulaşacaktır. Yıllar itibarıyla kadın sigortalılar için emeklilik yaşları aşağıdaki tabloda gösterildiği gibi artacaktır.
| KADIN | |
| YILLAR | YAŞ |
| 2035’e kadar | Değişmiyor |
| 2036-2037 | 59 |
| 2038-2039 | 60 |
| 2040-2041 | 61 |
| 2042-2043 | 62 |
| 2044-2045 | 63 |
| 2046-2047 | 64 |
| 2048’den itibaren | 65 |
SSK’lı özürlüler için bağlanacak aylıkların aylık bağlama oranı, 5400 gün üzerinden hesaplanan orandan az olamayacaktır.
Rapor oranı ve derecesi
Sigortalılık I. Derece II: Derece III: Derece
başlangıcı (Yüzde 80+) (Yüzde 60-79) (Yüzde 40-59)
05.08.1991 ve 15 yıl- 15 yıl- 15 yıl-
daha önce 3.600 gün 3.600 gün 3.600 gün
06.08.1991- 15 yıl- 15 yıl, 8 ay- 16 yıl,
05.08.1994 3.600 gün 3.680 gün 3.760 gün
06.08.1994- 15 yıl- 16 yıl, 4 ay- 17 yıl,
05.08.1997 3.600 gün 3.760 gün 3.920 gün
06.08.1997- 15 yıl- 17 yıl, 18 yıl,
05.08.2000 3.600 gün 3.840 gün 4.080 gün
06.08.2000- 15 yıl- 17 yıl, 8 ay 19 yıl,
05.08.2003 3.600 gün 3.920 gün 4.240 gün
05.08.2003’den 15 yıl- 18 yıl- 20 yıl-
sonra 3.600 gün 4.000 gün 4.400 gün
Sigortalılarının Emeklilik Koşulları ve Kademeli Emeklilik
SSK’lılar (4/a sigortalıları) için üç emeklilik sistemi hala geçerli
08.09.1976 tarihinden önce ilk defa sigortalı olmuş erkeklerle 08.09.1981 tarihinden önce ilk defa sigortalı olmuş kadınlar 5 er bin gün sayısıyla yaş koşuluna tabi olmaksızın emekli olabiliyorlar. Bu sigortalılar kadınlar için 50 erkekler için 55 yaşına sahiplerse 3 bin 600 günle de emekli olabiliyorlar.
Erkek sigortalılar için 08.09.1976 – 08.09.1999 tarihleri arasında; kadın sigortalılar için 08.09.1981 – 08.09.1999 tarihleri arasında ilk defa sigortalı olanlar 4759 sayılı kanunla gelen ve halen geçerli olmaya devam eden kademeli emeklilik sistemine tabi olarak emeklilik hakkına sahip bulunuyorlar. Bu sigortalılar kadınlar için 50 erkekler için 55 yaşı, 3 bin 600 günü ve 15 yıllık sigortalılık süresinin üçünü birden tamamladıkları tarihe göre yine kademeye tabi olarak 3 bin 600 günle de emekli olabiliyorlar. 08.09.1999 – 30.04.2008 tarihleri arasında ilk defa sigortalı olan kadınlar 58 ve erkekler 60 yaşında olmak üzere 7 şer bin gün sayısıyla emekli olma hakkına sahip bulunuyorlardı. Bu sigortalılar da kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş olması, 25 yıldan beri sigortalı bulunması ve en az 4 bin 500 günle yaştan emekli olabiliyorlar.
1 Mayıs 2008’den sonra ilk defa sigortalı olanlara;
Kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş olmaları ve bunun yanında 4/b (Bağ-Kur’lular), 4/c sigortalıları (Emekli Sandığı iştirakçileri) için en az 9 bin gün, 4/a sigortalıları (1 Ekim 2008 öncesinin SSK sigortalıları) için 7 bin 200 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması şartıyla yaşlılık aylığı bağlanacak.
Yeni dönemde de kademe var
4/a sigortalıları için 7 bin 200 günü, 4/b ve 4/c sigortalıları için 9 bin günü doldurma tarihlerine göre yaş koşulu;
1) 1/1/2036 ilâ 31/12/2037 tarihleri arasında dolduran kadın için 59, erkek için 61,
2) 1/1/2038 ilâ 31/12/2039 tarihleri arasında dolduran kadın için 60, erkek için 62,
3) 1/1/2040 ilâ 31/12/2041 tarihleri arasında dolduran kadın için 61, erkek için 63,
4) 1/1/2042 ilâ 31/12/2043 tarihleri arasında dolduran kadın için 62, erkek için 64,
5) 1/1/2044 ilâ 31/12/2045 tarihleri arasında dolduran kadın için 63, erkek için 65,
6) 1/1/2046 ilâ 31/12/2047 tarihleri arasında dolduran kadın için 64, erkek için 65,
7) 1/1/2048 tarihinden itibaren dolduran kadın ve erkek için 65,
olarak uygulanacak.
Emekli olduktan sonra işçi olarak çalışanların durumu nedir
01.10.2008 öncesinde; nereden olursa olsun emekliliğinin ardından işçi olarak çalışmaya başlayan bir kişinin emekli aylığına hiç dokunulmaz. Sadece SSK’ya işe başladığı işyerinde aldığı ücretin yüzde 30′u oranında SGDP ödenirdi. Bu yüzde 30 oranının yüzde 7,5′i işçiden, yüzde 22,5′i de işverenden alınırdı. Kanun 01.10.2008′de yürürlüğe girdi ve uygulamada çok önemli bir değişiklik olmadı. Ancak, yüzde 30 olan orana işyerinde yapılan işin tehlike derecesine göre yüzde 1 ila 6,5 aralığında kısa vadeli sigorta primi ceklendi. Bunu işveren ödüyor.
Eskiden geçerli olan 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu gereğince; Bağ-Kur’dan emekli birisi yine Bağ-Kur’a tabi olan işine devam ederse emekli aylığından yüzde 10 kesinti yapılırdı. Bağ-Kur dışındaki kurumlardan emekli olan birisi ise Bağ-Kur’a tabi olmayı gerektirecek şekilde vergi mükellefi veya şirket ortağı olursa, emekli aylığını almaya devam eder ama Bağ-Kur’un 12. basamağının gelir tutarının yüzde 10′u kadar (70 TL) SGDP 4ödemek zorundaydı.
Nereden emekli olursa olsun Bağ-Kur’a tabi olmayı gerektirecek şekilde vergi mükellefi veya şirket ortağı olanların SGK’dan aldığı emekli aylıklarından yüzde 15 oranında kesinti yapılacaktı. Ama bu oran reformun yürürlüğe girdiği 2008′de yüzde 12 olarak uygulandı. Oran, takip eden yıllarda birer puan artırılarak yüzde 15′e yükseltilecek. Oran şu anda yüzde 13.
Nereden emekli olursa olsun kamuda memur veya işçi olarak işe başlayan emeklilere, 5335 sayılı kanun gereğince emekli aylığı ödenmez. Yeni kanunda bu konuya ilişkin değişiklik yapılmadı.
5510 sayılı Kanun ile halen emekli olanlar ile çalışanlar için SGDP uygulaması gibi bazı değişikliklerle devam edecek. Ancak, kurum ayrımı olmaksızın 01.10.2008 günü ve sonrasında ilk defa işe girenlerin, ileride 65 yaşına gelip de emekli olduktan sonra işçi-memur olmaları halinde SGDP ile çalışma hakları olmayacak. Çalışmaya başlayanların ise emekli aylığı kesilecek. Fakat bu kişiler şimdiki adıyla Bağ-Kur yeni adıyla 4/b’li olarak çalışırlarsa, yazılı istekte bulunmaları halinde aylıklarının ödenmesine devam edilecek. Ancak aylıklarından yüzde 15 SGDP kesilecek.
İster şimdi emekli olsun isterse şu an çalışan veya reformdan sonra ilk kez sigortalı olsun, ne zaman emekli olursa olsun bir kişi yurtdışında bir işe girerse emekli aylığı verilmeyecek. Ama SGK’nın konuya ilişkin genelgesine göre yeni kanunun yürürlük tarihi olan 01.10.2008 günü (veya öncesinde) yurtdışında çalışıyor olanların aylıkları kesilmeyecek. Ama bunlardan işi bırakıp sonra yeniden yurtdışında işe girenlerin aylığı kesilecek.
Yurtdışı borçlanması yapan çalışırsa emekli aylığı kesilir
Yurtdışı borçlanması ile ilgili 3201 sayılı kanunun 2008 Mayıs ayında değiştirilen 6. maddesinin (B) bendi ile yurtdışı borçlanması yaparak emekli olanlara SGDP ödeyerek çalışmak yasaklamıştır. Yurtdışı borçlanması ile emekli olanlar, tekrar yurtdışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışırsa, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alırsa veya Türkiye’de sigortalı çalışmaya başlarsa, aylığı tekrar çalışmaya başladığı veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladığı tarihten itibaren kesilmektedir. Reformdan sonra da bu uygulama aynen devam edecek. Ancak, Türkiye’de de işe girerlerse, vergi mükellefi olurlarsa da aylıkları kesilecek. Ama SGK’nın konuyla ilgili genelgesine göre 08.05.2008 gününden önce yurtdışı borçlanması yapmış olup eskiden beridir SGDP ödeyerek çalışanlar, mevcut işlerine devam ettiği sürece bu uygulama kapsamı dışına çıkarılmıştır. 08.05.2008′den sonra işe girenlerin ise aylıkları kesilecek.
15 yıl 3600 günle tazminat alan işçi çalışabilir mi?
Okurumuz Taner Dumanoğlu, “01/02/1993 tarihinde işe başladım. 1996 yılında askerlik görevinde bulundum. Şu an ki işyerimde yaklaşık 9,5 yıldır hizmet etmekteyim. Toplam sigorta prim gün sayım 4700 olup, tek taraflı iş akdi feshinde kıdem veya ihbar tazminatı alma hakkım var mıdır? Çalışmaya devam edebilir miyim?” diye soruyor.
Emeklilik için gereken sigortalılık süresi ile prim gün sayısını doldurup yaşını doldurmayı bekleyen sigortalılara kıdem tazminatı verilmesi gerekmektedir.
Buna ilişkin düzenlemede “506 sayılı Kanun’un 60’ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı kanunun geçici 81’inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle feshedilmesi halinde işçilere kıdem tazminatı ödenir” hükmü getirilmiştir.
Bu düzenlemenin amacı, prim ödeme ve sigortalılık süresi yönünden emeklilik hakkını kazanmış olsa da, diğer bir ölçüt olan emeklilik yaşını beklemek zorunda olan işçilerin, çalışma olmaksızın işyerinden ayrılmaları halinde kıdem tazminatı alabilmelerini sağlamaktır.
Buna göre; 08 / 09 / 1999 tarihinden önce çalışmaya başlayan sigortalılar için aylığa hak kazanma koşullarından yaş dışında en az 15 yıllık sigortalılık süresi ve 3600 prim ödeme gün sayısı koşullarını tamamlayıp, emeklilik yaşını bekleyen sigortalılara 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesine göre “Kıdem Tazminatı Alabilir” yazısı verilmektedir. 15 yıl ve 3600 gün koşulunu tamamlamışsınız. Bu yazıyı almak suretiyle işverenden kıdem tazminatınızı alabilirsiniz.
Burada işçinin başka bir işe girmek için bu gerekçeyle işten ayrılması halinde kıdem tazminatı ödenip ödenmeyeceği sorun olmaktadır. Şüphesiz işçinin bu ayrılmasından sonra yeniden çalışması gündeme gelebilir ve Anayasal temeli olan çalışma hakkının ortadan kaldırılması beklenmemelidir. Bu itibarla işçinin ilk ayrıldığı anda iradesinin tespiti önem kazanmaktadır. En az 15 yıllık sigortalılık süresi ve 3600 prim ödeme gün sayısı koşullarını tamamlayıp, emeklilik yaşını bekleyen işçinin başka bir işyerinde çalışmak için işyerinden ayrıldığı anlaşıldığı takdirde kıdem tazminatına hak kazanılması söz konusu olmaz (T.C. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin E. 2006/2716, K. 2006/8549, T. 4.4.2006 sayılı kararında). Yani, sırf başka bir işe girmek için bu gerekçeyle kıdem tazminatı istendiğinde işveren tarafından ödenen kıdem tazminatının iadesi talep edilebilecektir.
SGK tüp bebek giderlerini karşılıyor
Çocuk sahibi olmak isteyen ancak tüp bebek tedavisine ihtiyaç duyan okurlarımızın SGK tarafından karşılanıp karşılanmayacağına ilişkin soruları son günlerde oldukça arttı. Tüp bebek olarak bilinen yardımcı üreme yöntemlerine ilişkin gerekli sağlık yardımları bazı koşulların gerçekleşmesi halinde SGK tarafından karşılanmaktadır.
Evli olmakla birlikte eşlerden her ikisinin evlat edinilmiş çocukları hariç soybağı kurulmuş sağ çocuğunun olmaması (birden fazla yapılan evliliklerde de çiftlerden her ikisinin sağ çocuk sahibi olmaması) koşuluyla; genel sağlık sigortalısı kadın ise kendisine, erkek ise bakmakla yükümlü olduğu karısına, en fazla iki deneme (siklus) ile sınırlı olmak üzere uygulanan tüp bebek tedavilerine (IVF yani In Vitro Fertilizasyon-tüp bebek yönteminin bilimsel adıdır) ilişkin giderler, belirtilen şartların birlikte gerçekleşmesi halinde SGK tarafından karşılanmaktadır. Buna göre;
a) Yapılan tıbbî tedavileri sonrasında normal tıbbî yöntemlerle çocuk sahibi olamadığının ve ancak yardımcı üreme yöntemi ile çocuk sahibi olabileceğine dair sağlık kurulu raporu düzenlenmiş olması,
b) 23 yaşını doldurmuş, 40 yaşından gün almamış olması,
c) Uygulamanın yapıldığı merkezin Kurum ile sözleşmeli olması,
ç) En az beş yıldır genel sağlık sigortalısı veya bakmakla yükümlü olunan kişi olup, 900 gün genel sağlık sigortası prim gün sayısının olması,
d) Son üç yıl içinde diğer tedavi yöntemlerinden sonuç alınamamış olduğunun Kurumla sözleşmeli sağlık hizmeti sunucusu sağlık kurulları tarafından belgelenmesi,
gerekiyor. Tüp bebek tedavisine başlanan kadının deneme öncesi 40 yaşından gün almış olması durumunda, tüp bebek tedavisine ait bedeller, tedaviye daha önce başlanmış olsa dahi SGK tarafından karşılanmaz.
Tüp bebek tedavi bedellerinin ödenebilmesi için tedavi uygulanacak kadında gebeliğin sürdürülmesine engel olabilecek sistemik hastalık bulunmadığının sağlık kurulu raporu ile belgelenmesi gerekmektedir.
***
Sağlık kurulu raporu alınmalı
Tüp bebek tedavisi için gerekli sağlık kurulu raporu; bünyesinde kadın hastalıkları ve doğum kliniği ile üroloji kliniği (bünyesinde üroloji kliniği bulunmayan ancak üroloji uzman hekiminin konsültan olarak görev yaptığı, eğitim verilen kadın-doğum hastaneleri dâhil) bulunan üçüncü basamak sağlık kurumlarında iki kadın hastalıkları ve doğum uzman hekimi ve bir üroloji uzman hekiminin katılımı ile oluşturulan sağlık kurulları tarafından düzenlenecektir. Sağlık kurulu raporlarında, hasta yaşı, kimlik bilgileri, tanı, endikasyon, uygulanacak tedavi, kaçıncı deneme olduğu, kullanılacak ilaçların günlük ve maksimum dozları da belirtilecektir. Sağlık kurulu raporunda erkek ve/ veya kadın faktörü belirtilecektir.
***
Yardımcı üreme yöntemi
katılım payları
Yardımcı üreme yöntemi tedavilerinde birinci denemede yüzde 30, ikinci denemede yüzde 25 oranında olmak üzere bu tedaviler için belirlenen bedeller üzerinden katılım payı alınır. Yardımcı üreme yöntemi katılım payları, tedavinin sağlandığı sağlık hizmeti sunucusunca kişilerden tahsil edilir.
SSK’lı kadınlara erken emeklilik müjdesi
Sosyal Güvenlik Kurumu, yeni yayınladığı tebliğ ve genelge ile bütün SSK’lı (4a) kadınlara doğum borçlanmasının önünü açtı.
Çalışmaya başlamadan önce doğum yapmış anneler de bu haklardan yararlanabilecek.
‘Kadınlara 4 yıl erken emeklilik’ manşetiyle verdiğimiz haberde, doğum borçlanmasından bütün annelerin yararlanabileceğini, bu konuda işçi, esnaf, memur, çiftçi, ev hanımı ayrımı yapılamayacağını, iki çocuk için 4 yıla kadar yapılacak borçlanmayla kadınların erken emekli olabileceklerini yazmıştık. Buna karşın haberimize kimi uzmanlardan itirazlar yükselirken, birçok kadının borçlanma başvurusu da reddedildi ve binlerce kadın mahkemeye başvurdu. Fakat SGK, bugünlerde yayınladığı tebliğ ve genelge ile hem bizim iki yıl önceki haberimizi aynen doğruladı hem bütün kadınlara doğum borçlanmasının önünü açtı. Biz de hem BUGÜN okurlarını zamanında ve doğru olarak bilgilendirmenin gururunu, hem sizleri yeni düzenlemelerden yine ilk defa haberdar etmenin sevincini yaşıyoruz. Yeni düzenlemelere göre;
ÇOCUK SAĞ OLMALI
* Doğum yapmış olan,
* Çocuğu sağ doğmuş olan,
* Doğumdan sonraki iki yıllık sürenin bir kısmında veya tamamında çalışmamış/prim ödememiş olan,
Bütün anneler doğum borçlanması yapabilecek. Yani doğum borçlanması da tıpkı askerlik borçlanması gibi uygulanacak. Bunun anlamı;
* Bugün ister memur, ister SSK’lı, ister Bağ-Kur’lu olun doğum borçlanması yapabileceksiniz. Sadece bir süre SSK’lı çalışmış olmanız yeterli.
* Çalışmaya başladığınız tarihten önceki doğumlar için de borçlanma yapabileceksiniz ki en büyük avantaj bu durumdaki bayanların.
* Doğumunuzu ne zaman yapmış olursanız olun, doğumdan sonraki iki yılın tamamı veya bir kısmı boşta geçmişse, bu kısım için borçlanma yapabileceksiniz.
* Toplam iki çocuk için 4 yıla kadar borçlanma yapabileceksiniz.
DAVALARI GERİ ALIN
SGK tarafından doğum borçlanması talepleri reddedilen bayanlar, iş mahkemelerinde dava açarak borçlanma haklarını arıyorlardı. Ancak SGK’nın son düzenlemeleriyle artık bu davaların pek çoğuna gerek kalmadı. Davanızı geri çekebilir, yeniden SGK’ya talepte bulunabilirsiniz. Dava açmayı düşünenler doğrudan SGK müdürlüklerine başvurabilirler.
4 YIL İÇİN ÖDEME 11 BİN 681 LİRA
4 yıllık bir doğum borçlanması için toplam 11 bin 681 TL ödeyeceksiniz. Fakat 4 yıl erken emekli olmanız durumunda, bu paranın yaklaşık 3 katını aylık olarak geri alacaksınız.
Doğum borçlanması düzenlemesi,hemen hemen bütün kadınları ilgilendiriyor. Ancak özellikle, emeklilik için gün sayan, prim günü eksik olan veya doğum borçlanmasıyla emeklilik yaşını düşürebilecek olan milyonlarca kadını daha fazla ilgilendiriyor.
Konuyla İlgili Ali Tezel’in Yazısı
Sayın okurum, Kanun sigortalı olmadan evvel doğum yapmış kadınlara da tıpkı askerlik borçlanması gibi borçlanma hakkı verdiği halde SGK, bu hakkı kadınların ellerinde genelgesiyle aldı. Ancak, açılan davaları kaybettiği için şimdi yavaş yavaş çarkediyor.
SGK, 29.08.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlattığı “HİZMET BORÇLANMA İŞLEMLERİNİN USUL VE ESASLARI HAKKINDA Tebliğ”de konuyla ilgili olarak,
“I- 5510 SAYILI KANUNUN 41 İNCİ MADDESİNE GÖRE YAPILACAK BORÇLANMALAR
B- Borçlanma Kapsamında Olan Süreler
5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesi uyarınca;
a) Kanunları gereği verilen ücretsiz doğum ya da analık izni süreleri ile 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalı kadının, ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başladığı tarihten sonra iki defaya mahsus olmak üzere doğum tarihinden itibaren geçen iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla hizmet akdine istinaden işyerinde çalışmaması ve çocuğunun yaşaması şartıyla talepte bulunulan süreler,” demekteydi.
Yani, işe girmeden-sigortalı olmadan evvel doğum yapmış kadınlara doğum borçlanması yapma hakkını vermem diyordu.
Şimdi ise, aynı konuda 1 Temmuz 2010 günü Resmi Gazetede yayımlattığı Tebliğ’de ise görüşünü değiştirmiş olup,
“ Borçlanma kapsamında olan süreler
MADDE 5 – (1) 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesi uyarınca;
a) Kanunları gereği verilen ücretsiz doğum ya da analık izni süreleri ile 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalı kadının, iki defaya mahsus olmak üzere doğum tarihinden sonra iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla hizmet akdine istinaden işyerinde çalışmaması ve çocuğunun yaşaması şartıyla talepte bulunulan süreler,”
demektedir. Yeni Tebliğ ile artık sigortalı olmadan evvelki doğumlar için de 2’şer yıllık doğum borçlanması yapılabilecek demektir.
Zira, ilk tebliğdeki “ ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başladığı tarihten sonra” ibaresini ikinci tebliğ ile kaldırmıştır.
Yeni Tebliğ ile birlikte,
1-Doğumdan önce sigortalı olma şartı ile,
2-İşten ayrıldıktan sonraki 300 gün içinde doğum yapma şartı kalkmış olarak, tıpkı askerlik borçlanmasına benziyor.
